ŞEMA KİMYASI: Neden Hep Aynı Kişileri Seçiyorum?
- pskilkehizli
- 15 Eki 2025
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 23 Ara 2025
Aklınıza sık sık şu soru geliyor mu: “Neden hep aynı kişilere çekiliyorum?” İlişkilerde tekrar eden bu seçimler ilk bakışta tesadüf ya da “kader” gibi görünebilir. Ancak şema terapi perspektifinde bu durum, şema kimyası kavramıyla açıklanır.
Şema Nedir?
Şema terapiye göre şema, çocukluk ve ergenlik döneminde karşılanmayan temel duygusal ihtiyaçlar ya da olumsuz çocukluk deneyimleri sonucunda gelişen; kişinin kendisi, diğerleri ve dünya hakkında oluşturduğu derin ve katı inanç kalıplarıdır.
Bu şemalar yalnızca düşüncelerimizle sınırlı değildir.Bir şema aktive olduğunda:
Belirli düşünceler ortaya çıkar
Yoğun duygular hissedilir
Bedensel duyumlar eşlik eder
Buna uygun davranışlar sergilenir
Yani kişi yalnızca “öyle düşünmez”, aynı zamanda öyle hisseder ve öyle davranır. Erken yaşam döneminde gelişen bu örüntüler, yetişkinlikte de kendini tekrar eden ve işlevselliği bozan döngüler hâlinde karşımıza çıkar.
Şema Kimyası Nedir?
Şema kimyası, kişinin bilinçdışı düzeyde kendi şemalarını tetikleyen — hatta zaman zaman yaralayan — kişilere güçlü bir çekim hissetmesidir.
Birine duyduğumuz yoğun çekim her zaman onun bize iyi gelmesinden kaynaklanmaz.Bazen bu çekim, içimizdeki yaraya tanıdık geldiği için oluşur.
Zihin, çocuklukta öğrenilen ilişki dinamiklerini yetişkinlikte de yeniden kurma eğilimindedir. Çünkü beyin, tanıdık olanı güvenli olarak algılar.Oysa bu güven hissi çoğu zaman sağlıklı bir bağlanmadan değil, geçmişteki yaraları sürdüren bir alışkanlıktan ibarettir.
İlişkilerde Şema Kimyası Nasıl Çalışır?
Örneğin terk edilme şeması olan bir kişiyi ele alalım.Bu kişi çocuklukta bakım veren figürleriyle tutarsız, mesafeli ya da güvensiz bir ilişki deneyimlemiş olabilir. Bu deneyim zamanla şu inancı oluşturur: “Sevdiğim kişi bir gün mutlaka gidecek ve ben yalnız kalacağım.”
Yetişkinlikte bu inanç, ilişki seçimlerini farkında olmadan yönlendirmeye başlar. Terk edilme şeması olan kişiler çoğu zaman:
Bağlanmaktan kaçınan
Duygusal olarak mesafeli
İlişkide belirsizlik yaratan
kişilere çekilirler. Çünkü bu ilişkiler, çocukluktan tanıdık gelen o belirsizlik ve güvensizlik hissini yeniden üretir.
Acı verici olsa da bu duygu bilinçdışı düzeyde “güvenli” olarak algılanır.Sonuçta kişi, farkında olmadan kendi şemasının yarattığı ilişki döngüsünü tekrar eder.
Şema Terapi ile Bu Döngü Nasıl Kırılır?
Çoğu zaman seçim yaptığımızı düşünürüz; oysa aslında tanıdık olanın peşinden gideriz.Şema terapide en önemli adım farkındalık kazanmaktır.
Terapi sürecinde kişi:
Kendi şemalarını tanır
İlişkilerde tekrar eden örüntüleri fark eder
“Tanıdık ama zararlı” hislerle sağlıklı bağlanma arasındaki farkı ayırt etmeyi öğrenir
Terapist, danışana bu farkı deneyimleyebileceği güvenli bir alan sunar.Böylece kişi, şemalarının ilişki seçimlerini nasıl etkilediğini görür ve daha sağlıklı seçimler yapabilme becerisi geliştirir.
Şema kimyası, kader değildir. Fark edildiğinde dönüştürülebilir ve kişi, hikâyesini bu kez farklı bir sonla yazma şansı elde eder.
Kaynaklar;
Young, J. E., Klosko, J. S., & Weishaar, M. E. (2009). Şema terapi. Litera Yayıncılık: İstanbul, 9.

Yorumlar